Danışmanlık hizmeti, size çevrenizdeki insanlarla konuşmaktan çok daha farklıdır ve size daha fazlasını sunar.

Danışmanınızla sorunlarınızı/problemlerinizi paylaştığınız zaman diliminde bütün konuşma size adanmıştır. En önemlisi de bu, bir gizlilik kuralı içinde yapılır. Sizin izniniz olmadan, bilgileriniz kesinlikle kimseyle paylaşılmaz  (tek istisnası, birinin size ya da sizin birine zarar verme ihtimalidir).

Çevrenizdeki insanların yorumları ve önerileri yanlı ve önyargılı olabilir, hâlbuki danışmanlar tarafsızdırlar ve her ne olursa olsun sizi yargılamazlar sadece içinde bulunduğunuz durumu ve problemi (sorunu) en iyi şekilde anlamaya çalışırlar. Samimi, içten ve sadece size yardım etme amacıyla hareket edeler. Danışmanlık kesinlikle öğüt alma yeri değildir ya da sizi belli bir şekilde yönlendirme amacıyla çalışmaz. Size sadece değişmek ve gelişmek için gerekli ortamı sağlar.

Bununla birlikte, danışmanlık hizmeti aldığınız kişiyle sadece danışmanlık hizmetini aldığınız yerde görüşürsünüz. Bu da sizin mahrem alanınızı korumuş olur.

Kesinlikle hayır. Psikolojik danışmanlık hizmetinden yararlanmanız, sizin ne zayıf biri, ne güçsüz biri ne de inançsız biri olduğunuz anlamına gelir. Danışmanlık hizmetinden yararlanmaya karar veren kişi sadece problemlerinin/sorunlarının farkına varan, çözmeye çalışan ve problemlerle baş ederken yardım almanın kendisine iyi gelebileceğini bilen kişidir. Bu tam olarak hem daha cesur hem de kendinin farkında olduğunun göstergesidir.

Joshua J. Marine’nın söylediği gibi: “Zorluklar hayatı ilginç kılarken onların üstesinden gelmek hayatı anlamlı kılar.

Danışmanlık hizmetinin başladığı zamanlarda kişiler kendilerini rahatsız, kaygılı ve/veya çekingen hissedebilir. Danışmanınız görüşmelerde kendinizi rahatsız, kaygılı ve çekingen hissetmenizi çok doğal karşılayacaktır. Duruşu, bilgisi, samimiyeti ve tecrübesi ile size güven duygusunu aşılayacaktır. Sonunda da kendinizi daha rahat hissetmenize yardımcı olacaktır. Geçen zamanla birlikteyse siz de daha rahat ve samimi olabileceğinizi görebileceksiniz.

Kendi kültür ve yaşam sisteminiz içerisinde, psikolojik olarak rahatsızlanan kişilerin duygularında, düşüncelerinde ve davranışlarında değişik seviyelerde tutarsızlık, aşırılık, yetersizlik ve uygunsuzluk gözlemlenebilinir. Bu normlara zaman, mekân, kültür ve yaşam koşulları içerisinde değişebildiğini göz önünde bulundurarak “işlevsellik kaybı” diyebiliriz. İşlevsellik kaybında da en önemli ölçütler; kişi ya da kişilere zarar vermesi, sürekli ya da yineleyici olması, bireyin verimli çalışmasını engellemesi, kendisiyle insanlarla doğayla ve aşkınlıkla olan ilişkilerinin bozulmasıdır.

Diğer bir değişle;

·         Kendinizi ve çevrenizi daha iyi tanımak istiyorsanız,

·         İlişki dinamiklerinizi anlamaya çalışıyorsanız,

·         Yalnızlık, utangaçlık, çekingenlik ile başa çıkmak istiyorsanız,

·         İlişkilerinizde çıkan problemleri çözmekte zorlanıyorsanız,

·         Özgüven ve girişkenlik konularında sıkıntı yaşadığınızı düşünüyorsanız,

·         Kendinizi daha iyi ifade etmek istiyorsanız,

·         Stres, kaygı, korku ve takıntılarla baş etmek istiyorsanız,

·         Sınavlar, notlar, okul ve/veya üniversite ile probleminiz varsa,

·         Mesleki alanlarda kendinize bir yol çizmek ve farklı bir vizyon belirlemek istiyorsanız,

·         Bir işe karar vermekte zorlanıyorsanız,

·         Uyum zorluğu yaşıyor ve baş edemiyorsanız,

·         “Yaşamım nereye doğru gidiyor” diye kaygılanıyorsanız.

·         Kimseye anlatamadığınız fakat paylaşmak gerektiğinizi hissettiğiniz duygu ve düşünceleriniz olduğuna inanıyorsanız,

·         Zamanı verimli kullanamıyorsanız,

·         Nereden ve nasıl başlayacağınızı bilemiyorsanız,

·         Çalıştığınız ve uğraştığınız halde olmuyorsa,

·         Hayatınızda bir şeylerin tuhaf gittiğini düşünüyorsanız,

·         Öfkenizi kontrol edemiyorsanız,

 

Mawera Eğitim & Danışmanlık’a gelip, uzmanlarımızla görüşebilirsiniz, onlardan istifade edebilirsiniz.

Seanslara başlamadan önce süreç hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir. Gideceğiniz uzmanın, uzmanlık alanını, kariyerini, geçmişini, tecrübesini, aldığı eğitimleri bilmeniz sizin hakkınızdır ve bu kriterler gideceğiniz uzmanı belirlemenizde size yardımcı olacaktır.

Danışma sürecinde danışmanınız düşüncelerinizi, davranışlarınızı ve duygularınızı söze dökmek için size yardımcı olur. Bu yardımın en önemli adımı ise güvenli bir ortam sağlamaktır. Bu ortam dolaylı ya da direk olarak davranışlarınızı, duygularınızı ve düşüncelerinizi daha iyi anlamanıza ve onlar üzerinde kontrol kazanmanıza vesile olur. Var olan sorunları/problemleri görmezden gelmek ve/veya yokmuş gibi davranmak bir işe yaramaz. Görmezden gelmeye çalışmak; kirlenmiş yemek takımını temizlemek yerine her seferinde ya yeni bir takım kullanmak ya da kirli tabaklarla yemek yemeğe çalışmak gibidir. Bu da en iyi ihtimalle ya dağ gibi birikmiş bulaşıkları yıkamak ya da kirli tabakların yaratacağı mide bulantısını çekmek zorunda kalınacaktır.

Bununla birlikte sorunların ya da problemlerin varlığını kabul etmek çözüm yolunda atılan en büyük adımlardandır. Sonrasında ise sorunu yaratan döngüsel nedensellik üzerine çalışılır çünkü her şey sebep ve sonuçtan ibaret değildir. Bu süreçte kaygıların, korkuların, öfkenin, benmerkezciliğin ve daha birçok ortaya çıkabilecek muhtemel sorunlarla nasıl baş edebileceğinizi keşfederken, tekrar eden sorunlardan da kurtulma ihtimaline sahip olacaksınız. Belki de en önemlisi, değişmek için yaşadığınız sorunları ya da problemleri bir vesile olarak görebilecek ve adım atabilecek hale gelme ihtimaliniz olacak.

En önemli sorumluluğunuz planlanan zamanda planlanan yere düzenli olarak gelmenizdir. Seanslarınıza gelmenizi engelleyecek bir durum söz konusu olursa, bunu oturumdan en az bir gün (24 saat) önce danışmanınıza bildirmeniz gerekmektedir.

Seanslara kararlaştırılan saatte gelmeniz önemlidir. Seanslar 45- 50 dakika ile sınırlandırılmıştır. Geç kalırsanız, geç kaldığınız süre 45-50 dakikanın içine katılacaktır.

Eğer danışmanlık hizmetinden yararlanamadığınızı düşünüyorsanız, görüşmeleri sonlandırmadan önce bunu danışmanınıza söylemeniz son derece önemlidir.

Tıp doktorları gibi bir Hipokrat yemini edilmemiş olsa bile, kurumumuzda çalışan uzmanlarımızın hepsi etik ve ahlaki değerlere göre işlerini yapmaktadır. Seans odasında konuşulanlar sadece seans odasında kalır. Kişi kendisine ya da bir başkasına zarar verecek bir davranış bulunmadığı sürece gizlilik ilkesi bozulmaz.  

Uygun bulmadığınız sorulara cevap vermeyi kabul etmeyebilirsiniz. Danışmanınızın eğitimi, deneyimi, çalışma yöntemi merak edip, bu konular hakkında sorular sorabilirsiniz. Arzu ettiğiniz zaman bunu danışmanınızla paylaştıktan sonra aldığınız hizmeti sonlandırabilirsiniz ya da danışmanınızı değiştirmeyi talep edebilirsiniz.

Kesinlikle evet! Fakat psikolojik sağlığı kuvvetlendirmek her ne kadar kasları çalıştırmaya benzese de tek başına geliştirilemez. Psikolojik sağlığı bir masanın dört ayağından biri olarak değerlendirebilirsiniz. Modern psikoloji bilimi artık insanı; psikolojik, fizyolojik, biyolojik ve tinsel (maneviyat) olarak dört ana (temel) yönü olduğunu savunuyor ve psikolojik sağlığın bu diğer alanlarla yakından ilgili olduğunu belirtiyor. Yani insanın sağlıklı olabilmesi için bu dört özelliğini de koruması gerekiyor. Bu yüzden psikolojik sağlığı korumak için önce diğer üç ana yönümüzü kuvvetlendirmeliyiz ki direncimiz ve dayanıklılığımız artsın.

Değişim çoğu zaman kolay değildir. Fakat emek verilirse üstesinden gelinmeyecek rahatsızlık yoktur. En kötü ihtimalle işlevsellik kaybolmadan çalışmalara devam edilebilir. Unutulmamalıdır ki danışmanların ellerinde problemleri çözebilmek için sihirli değnek yoktur. Danışmanlar ancak size yol gösterebilir. Kendinizi daha iyi anlamak, sorunlarınızı tanımak, çözüm yollarını değerlendirmek ve gerekli becerileri geliştirmek için size destek sağlarlar. Gelişmek ve değişmek birden olmaz mutlaka zaman içinde gerçekleşir. Her şeyin bir zamanı vardır. Tohumu toprağa ekip, gerekli işlemleri yaptıktan sonra beklemek zorundasınızdır. Tıpkı tohumun yeşermesi gibi, yıllardır uğraştığınız sorunların çözümü için uzman bir rehber eşliğinde sabretmeği öğrenmeniz gerekmektedir.

Kesinlikle hayır! Danışman ilaç öneremez. Sadece psikiyatrlar ve/veya hekimler ilaç önerebilir. Eğer danışma sürecinde ilaç kullanıma ihtiyaç duyulursa, gerekli yönlendirmeler uzmanlara yapılır. 

Tıpkı fizyolojik ya da biyolojik rahatsızlıklarda ilaç kullanmanın dezavantajları ne ise, psikolojik rahatsızlıklarda da ilaç kullanmanın dezavantajları hemen hemen aynıdır. Grip olduğunuzda doktorunuza ben ilaçsız tedavi olmak istiyorum diyemiyorsanız, psikolojik rahatsızlıklarda da böyle bir talepte bulunamazsınız. Danışmanınız sizi uzmana yönlendirdiğinden ilaç almayı reddetmek, en iyi ihtimalle iyileşme sürecini uzatacaktır. Bilimsel çalışmalar göstermiştir ki bazı sorunlarda ilaçlar, bazılarında danışmanlık hizmetleri bazılarında da ikisinin birden kullanımı rahatsızlıkları çok daha hızlı iyileştirmektedir. İlaç ve danışmanlık hizmetini bir kuşun iki kanadı gibi düşünebilirsiniz. Kuş tek kanatla uçamaz.

Kesinlikle bir ilişki vardır. Fakat inanan insan psikolojik bir rahatsızlıktan muzdarip olmaz dersek, fizyolojik ya da biyolojik bir rahatsızlıktan da muzdarip olmaz dememiz gerekir. Bu nasıl mümkün değilse, inancın tek başına tüm rahatsızlıkları önlediği söylenemez. Fakat bir şeye inanmak kesinlikle psikolojik sağlığı güçlendirir ve/veya var olan sorunları/problemleri daha kolay atlatmanıza yardımcı olabilir. Bu yüzden rahatlıkla diyebiliriz ki inançlı insanlarda psikolojik rahatsızlıklardan muzdarip olabilir. Fakat daha kolay atlatma ihtimalleri vardır.

Neden fizyolojik ve/veya biyolojik rahatsızlıklardan muzdarip oluyorsa, o yüzden olur. Bazen vücudun direnci azalır, bazen vücut kendini savunmaya alır, bazen var olan strese dayanamayarak vücut kendini kitler (aşırı acılardaki bayılmalar gibi). Bununla birlikte genetik yatkınlıklarda çok önemli bir etkendir. Velhasıl, hem çevresel hem de genetik faktörler psikolojik rahatsızlıklarda önemli rol oynar.

Merkezimizde kendi alanlarında yıllarca emek vermiş uzmanlar mevcuttur. Eğitmenler, psikolojik danışmanlar, klinik psikologlar, aile danışmanları, profesyonel yaşam koçları,  oyun terapistleri mevcuttur.

Bu uzmanların çalıştıkları bazı yöntemler ise; Bilişsel davranışçı terapi, dinamik terapi, transpersonal terapi, hipnoz, oyun terapisi ve çözüm odaklı terapidir 

İlacı sadece doktorlar verebilir. Uzman kadromuzun içinde aktif çalışan doktor yoktur fakat anlaşmalı olduğumuz doktorlar mevcuttur. İhtiyaç halinde doktorlara yönlendirip, gelen kişilere yardım etmeye çalışmaktayız.

Bu sorunun direk bir cevabı yok, olamazda. Çünkü iyileşme ve şifa bulma bir süreçtir. Kimi bu süreci kısa sürede atlatır, kiminin ise süreci uzun sürer. Nasıl ki rahatsızlanma süreci birden gerçekleşemez, iyileşme süreci ya da problemin çözülme süreci de birden olamaz.

Fakat iyileşme ya da problemin çözüm sürecini hızlandırmak mümkündür. Şayet problem yaşayan kişinin motivasyonu yüksekse, işbirliğine açıksa, seanslarına düzenli devam ediyorsa, konuşulan şeyleri yapmaya gayret ediyorsa süreç hızlanabilir.

Ortalama olarak ilk görüşme dışında seanslar 45-50 dakikadır. İlk görüşme seansı biraz daha uzun sürebilir.

Seansları bitirme sürecine uzman ve danışan birlikte karar vermelidir. Terapinin başındaki hedefe ulaşılmışsa, var olan problemler çözülmüş ya da artık kişinin işlevselliğini etkilemiyorsa terapi süreci tamamlanabilir.